Erteleme hastalığı nasıl geçer? Sorun zaman yönetiminde değil
Erteleme bir plan sorunu değil, bir duygu sorunu. İşi değil, o işin sana hissettirdiğini erteliyorsun. Kaçış bu kadar yakınken döngü kapanmıyor.
Erteleme hastalığı, daha iyi bir planla geçmiyor. Çünkü erteleme bir zaman yönetimi sorunu değil. Yapılacak işi ertelemiyorsun; o işin sana şu anda hissettirdiği şeyi erteliyorsun.
Bunu bir kez doğru yere koyduğunda çözüm de değişiyor: takvimi düzeltmek değil, kaçışın maliyetini değiştirmek gerekiyor.
Erteleme aslında neyi çözüyor
Fuschia Sirois ve Timothy Pychyl'in 2013'teki çalışması ertelemeyi kısa vadeli bir ruh hali düzenlemesi olarak tanımlıyor. Önündeki iş can sıkıcı, belirsiz ya da başarısızlık ihtimali taşıyorsa, ona bakmak huzursuzluk üretiyor. Başka bir şeye yönelmek o huzursuzluğu anında kesiyor.
Yani erteleme işe yarıyor. Sadece yanlış problemi çözüyor: seni işten değil, işin verdiği rahatsızlıktan kurtarıyor. Rahatsızlık geçtiği için de davranış pekişiyor ve bir dahakine daha hızlı geliyor.
Piers Steel'in 2007'de yayımladığı kapsamlı derleme de aynı yere çıkıyor: ertelemeyle en güçlü ilişkili değişkenler tembellik ya da zeka değil, işin itici bulunması ve dürtüsellik.

Telefon neden tam buraya oturuyor
Bir kaçışın döngüye girmesi için iki şey gerekiyor: hızlı olması ve yakın olması. Telefon ikisinde de eşsiz.
Rahatsızlık hissettiğin an ile onu bastırdığın an arasında bir saniye var. O kadar kısa bir aralıkta karar diye bir şey oluşmuyor; refleks oluşuyor. Üstelik akışın sonu olmadığı için geri dönüş noktası da yok — kitabı bir yerde kapatırsın, akışı kapatacağın bir yer yok.
Kaçmanın bedeli sıfıra yaklaştıkça, kaçmamak için gereken irade büyüyor.
Kendine söz vermek neden yetmiyor
"Bugün oturup bitireceğim" sözü, sen dinçken veriliyor. Uygulanması gereken an ise tam tersi: yorgunken, sıkılmışken, işin zor kısmına geldiğinde.
Peter Gollwitzer'in üzerinde çalıştığı uygulama niyetleri bu boşluğu kapatıyor: "şunu yapacağım" yerine "şu durum olduğunda şunu yapacağım" biçiminde kurulan planlar, kararı olayın kendisine bağlıyor. Gollwitzer ve Sheeran'ın 2006'daki 94 çalışmalık meta-analizinde bu tür planların hedefe ulaşma üzerinde orta-büyük düzeyde bir etkisi olduğu görülüyor (d = 0,65).
Çalışan kısım niyetin gücü değil, kararın önceden verilmiş olması. Dikkati dağılmış birinden dikkatini toplamasını istemek işe yaramıyor, çünkü o kişi o an orada değil.
Kararı öne almak
Pawlock tam olarak bunu yapıyor: kararı dinç olduğun ana taşıyor ve zayıf anda tekrar sormuyor.
- Program kendi saatinde başlar. Başlatmayı hatırlamak zorunda değilsin.
- Başladıktan sonra kapanmaz. Program aktifken düzenlenemez, durdurulamaz, silinemez. "Sadece bir dakika" kapısı açılmıyor.
- Telefonun tamamı değil, seçtiklerin kilitlenir. Mesaj, mail ve takvim açık kalır.
App Store'da. Ücretsiz sürüm bir otomatik program içeriyor.

Gerçekten işe yarayan iki şey
İşi küçült. Erteleme, işin itici bulunmasıyla ilişkili. Ucu açık bir iş ("tezi yaz") her bakışta aynı rahatsızlığı üretiyor. Kapalı ve küçük bir iş ("giriş bölümünün ilk paragrafını yaz") o rahatsızlığı düşürüyor. Başlamak zorlaştığında, iş yeterince küçülmemiş demektir.
Kaçışı uzaklaştır. Rahatsızlık yine gelecek; bu normal. Fark, o anda elinin altında ne olduğunda. Kaçış bir saniye ötedeyse geri dönmüyorsun. Birkaç adım ötedeyse rahatsızlık kendi kendine geçiyor ve işe geri dönüyorsun.
Sonuç
Erteleme, disiplinle değil, tasarımla geçiyor. Kendini daha çok zorlamak yerine iki şeyi değiştir: işi başlanabilecek kadar küçült, kaçışı bir saniyeden uzağa koy. İkisi de zayıf anını beklemez, ikisi de önceden kurulur.
Sık sorulanlar
Neden bu kadar çok erteliyorum? Çünkü erteleme işe yarıyor. Önündeki işin ürettiği huzursuzluğu anında kesiyor. Rahatlama gerçek olduğu için davranış pekişiyor ve bir dahakine daha hızlı geliyor. Sorun iradende değil, kaçışın bu kadar ucuz olmasında.
Erteleme bir hastalık mı, tembellik mi? İkisi de değil. Araştırmalarda ertelemeyle en güçlü ilişkili değişkenler tembellik ya da zeka değil, işin itici bulunması ve dürtüsellik. Herkes erteler. Ama süreklilik kazanmışsa ve hayatını ciddi biçimde aksatıyorsa bunu bir uzmanla konuşmakta fayda var; bu yazı tıbbi tavsiye değil.
Nereden başlamalıyım? Tek bir işi başlanabilecek kadar küçült ve kaçışı bir saniyeden uzağa koy. İkisi de sen dinçken kurulur, ikisi de zayıf anını beklemez.
Kaynaklar
- Sirois, F., & Pychyl, T. (2013). Procrastination and the Priority of Short-Term Mood Regulation: Consequences for Future Self. Social and Personality Psychology Compass.
- Steel, P. (2007). The Nature of Procrastination: A Meta-Analytic and Theoretical Review of Quintessential Self-Regulatory Failure. Psychological Bulletin.
- Gollwitzer, P. M., & Sheeran, P. (2006). Implementation Intentions and Goal Achievement: A Meta-Analysis of Effects and Processes. Advances in Experimental Social Psychology.